Tam 15 gün boyunca memleketin ciğerleri yandı kül oldu.

 

Corona illetinden sıyrılmaya, yeni normale alışmaya, asılmış suratımızı güldürmeye çalışırken yandı memleket.

 

1,5 yıldır kan kusup kızılcık suyı diyen millet birde bu yangın illetiyle sınav verdi. 

 

Her yangın kavurdu ciğerlerimizi, varı yoğu iki koyun bir inek olan, ekmeğini tarladan taştan çıkartan insanlar ve yaşadıkları evler yandı kül oldu.

 

Neredeyse Çanakkale den başlayıp İskenderun'a kadar ege den akdeniz'e sardı yeşili alevler.

 

Şükürler olsun ki son alev alan yerde söndürüldü. Şimdi bir yandan gideni yeniden yeşertmeye çalışılacak, diğer bir yandan da eğer bu yangınlar insan eliyle yapılmışsa sorumluları bulunmaya çalışılacak. Her programda söylediğim gibi buradan da ifade edeyim bu devlet bunu yapanların yanına bunu bırakmayacak. Bunun hesabı er yada geç sorulacak.

 

Mahalle yanarken saç tarayanlardan, el ovuşturanlardan, yanan yerlerin krokisi üzerinden hesap yapanlardan bu hesap sorulmayacak sanıyorlarsa vallahi yanılıyorlar billahi yanılıyorlar.

 

Bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa diğer gün bu hesap sorulacak. Bu hesap mahşere kalmayacak. Bunun sorumluları bunun hesabını vermeden can vermeyecekler. Malımız yandı, mükümüz yandı, yeşilimiz yandı, hayvanımız yandı, insanımız yandı, yarınımız yandı yarınlarımız yandı. Nasıl susarız, nasıl hesap somadan rahat uyarız, nasıl hiç birşey olmamış gibi günlük yaşama geri döneriz.

 

Bakmayın siz yüzümüzün güldüğüne, bakmayın yeniden düğün dernek kurulduğuna içimiz yanıyor içimiz. Öfkeyle değil ama hesabını sormadan her uyku bize haram her düğün bize cenaze.

 

Biz mahalle yanarken cam önünde saç tarayan olmayacayız. Bunu yedi düvel böyle bilsin. Bu hesap ahirete kalmayacak.